Hakikat Karşısında İnsan Özgür Değildir

Duyarlı insan özgür değildir. Onun iradesi hakikate bağlıdır. Eğer davranışlarından dolayı tek bir canlı dahi zarar görecekse o seçim yerine olması gerekene yönelir. Sözgelimi; bir yerde yüksek sesle konuşmak eğer birilerini rahatsız ediyorsa o artık şöyle diyemez: “Ben yüksek sesle konuşma özgürlüğüne sahibim. “Bunun yerine kısık sesle konuşmanın hakikatini kavrar ve öyle davranır.
Hayat, insanın önüne her an ve her yerde yeni bir hakikat çıkarır. Geriye o hakikate göre davranmak veya davranmamak kalır. Bu duyarlı insan için sanıldığı gibi özgürlük değil, zorunluluktur. Hakikati görmek bu kadar zor olmadığı halde neden geçmişten günümüze dünya hala bu kadar kötü bir yer? Bunun cevabıysa insanlığın bencil çıkarlarında yatıyor. Sözgelimi; kendi çocuğumla başka çocuklar arasında ayrım yapmamam gerektiğini bildiğim halde, kendi çocuğumu kollayıp öbürüne sırtımı döndüğüm içindir bunca kötülük. Her canlının ortak bir yaşamdan geldiğini bildiğim halde, hastalıklı olarak bir ırkı veya grubu yücelttiğimdendir tüm bu acılar. Bu acılar öyledir ki çeken de çektiren de bundan nasibini alır. Üstelik acıya neden olanın borçlu kaldığı bir yasadır bu.
Son olarak hakikate uymamanın bedeli de huzursuz bir ruhsal yaşantıdır. Herkes hakikate uyduğu ölçüde huzurlu bir ruhsal varlık inşa eder içinde. Bu aynı zamanda adalettir.
Klinik Psk. Rahmi Arslan