Bu Çağın Talihsizliği

Geçmişe nazaran bu çağın talihsizliği: Elinde herhangi bir gücü! bulunduranların nevrotik arzularını toplumun geri kalanına zihinsel bir hapishane olarak sunmalarıdır. Geçmiş dönemlerde de güç! odakları vardı. Ancak bu kadar göz önünde değillerdi. Sözgelimi şatafatlı yaşamları, görünme arzuları, hükmetme naraları daha dar bir çevreyle sınırlı kalır, toplumun üzerine böyle anında çökmezlerdi.
Mutsuzluğun kaynağını kendi içinde aramak yerine elindeki telefonda -aygıtta- arayanlar için her alanda güç! odakları mevcut. Gösteriş dünyası -daha doğru bir ifadeyle aldanma dünyası- politik bir söylemin niteliğinden çok söyleniş biçimine, kadraja giren yemeğin lezzetinden çok nasıl göründüğüne, bir giysinin fahiş fiyatından ziyade modaya uygun olup olmamasına odaklanırken bunu anbean takip eden birey için gerçek hayat ile aldandığı dünya arasında kocaman bir uçurum ortaya çıkar.
Önlerinde gerçek manzara dururken onun yerine aynı manzaranın sanal haline hayran kalan, kendi bedeninden tiksinip ona dayatılan makyajlı bedene tapanlar, bir süre sonra da içsel değerlerin yerine takip ettiği fenomenin değerlerini yerleştirerek kendilerini tamamen imha etmektedirler. Böyle bireylerden geriye; kızgın, mutsuz ve yaptığı hiçbir şeyden hoşlanmayan depresif bir ruh hali kalmıştır.
Klinik Psk. Rahmi ARSLAN