Istırap Nehri

Şehrin üzerinden bir çığlık yükselir, tanrının çoktan terk ettiği göklerde acıyla yankılanır. Ölen biri var, öldüğü için suçlu. Öldüren biri var, öldürdüğü için mağrur, haklı ve küstah. Uğrunda nicelerini öldürdükleri kutsallar yarattılar kendilerine. Nice ıstırap akıttılar bu nehirden bir hiç uğruna ve nicelerini acımasızca boğdular bu nehirde.
Kimi çokça sevgiden, ahlâktan, şereften bahsetti. Ben kendi adıma en çok bunlardan tiksindim. Bunlar ki insanlığın tahammül sınırlarını alt üst eden pespaye ruhlar, bunlar ki cehennem alçakları, ruhları kezzap gibi mazlumların üzerine yağan gazap yağmurları… Yoruldum bunlardan. Yoruldum dillerindeki sevgiden, akıllarındaki sinsi oyunlardan ve gönüllerindeki kirden. Yoruldum ve terk etmeliyim bedenimi, ruhum ağır geliyor bu fukaraya, buharlaşıp gitmeliyim tüm zerrelerimden.
Zalimlerin olmadığı başka bir zaman diliminde yeniden gelmeliyim. Belki bu sefer bir çiçeğin kokusunda veya kelebeğin kanadında, olmadı mütevazi bir kaplumbağa kabuğunda veyahut asırlardır suçlanan zavallı bir yılanın sürüngen kahrında yeniden dirilmeliyim. Hem kim bilir! Belki bu sefer insan ruhu da tamamen arınır tüm pisliklerinden. 22.06.2021
Klinik Psk. Rahmi Arslan