Deneme Gerçek Hikayeler

ÖZ

ÖZ Yerden bir çakıl taşı alıp baktı. Biraz durakladıktan sonra anlamaya başladı; her şeyin gizi bu taşta saklıydı. Artık ne düzinelerce kitap okumasına gerek vardı ne başka hedefler peşinde koşmasına ne de kovalayacak yeni bir mertebeye gerek kalmıştı. Elindeki taş hayatın özüydü. “Öz” her neyse işte o taşın içindeydi. Gözündeki tüm perdeler inmeye başladı. Hayata […]

Genel İçerikler Gözlemler

Çocuklar Terapide İyileşmez

Çocuklar çoğunlukla terapide iyileşmez. Çünkü çocuk çevresine bağımlı, hassas bir varlıktır. Onu terapiye getiren şey de çevresine verdiği tepkileridir. Terapiye alınan çocuğun yaşam alanlarındaki sorunlar belirlenir ve aileyle işbirliği yapılarak ilgili alanındaki sorun çözüldüğünde çocuktaki olumsuz davranış da çoğunlukla kendiliğinden düzelir. Bu nedenle aile sorumluluk alıp işbirliği yapmadığı müddetçe çocuktaki olumsuz davranış da ortadan kalkmaz. […]

Deneme Genel İçerikler

Toplum Pes Etmiş Ölü Ruhlarla Doludur

Toplum Pes Etmiş Ölü Ruhlarla Doludur. Çocukken içimiz yaşam enerjisiyle doludur. Duygularımızı, düşüncelerimizi çekinmeden olduğu gibi ifade ederiz. Dahası; insanlar ne der, kaygısı henüz oluşmamıştır içimizde. İnsan doğası, sevgi üzerine kuruludur ve karakteri sevgi üzerine inşa edilmelidir. Bu doğrultuda; sevgiye dayalı bir ortamda büyüdüğümüzde, diğerleriyle güvene dayalı spontane bir ilişki kurarız. Toplumdaki yerimiz bellidir ve […]

Genel İçerikler

Hayatın Anlamı ve Mutluluk Üzerine

  Hayatı Anlamı ve Mutluluk Üzerine Mutluluk, insanın kendi ruhunda, kendine özgü tarzıyla yaşamla bütünleşerek ahenkle yaptığı bir yolculuktur. Bireyin özgün tarzını yansıttığı için mutluluğun ne genel bir tarifi ne de ona giden sabit bir yolu vardır. Yolunu kaybetmiş ve rotasını başkasına çeviren kişi kederlidir. Yolunu kaybedip kendine yabancılaşan kişi aynı zamanda hayatın anlamını da […]

Gözlemler

Işık ve Karanlık

Ruhumdaki ışığın karanlıktan geldiğini fark etmem uzun yıllar aldı. İnsanların karanlıkta olduğunu ama aynı zamanda bu karanlıktan kaçtıklarını öğrenmem de epey zaman aldı. Tuhaf bir varlıktı insan, geç öğreniyordum. Yalnızlığın kalabalıktan türediğini, yalanın dürüst görünen dudaklardan aktığını onlar da bilmiyordu. Onca fedakarlığın bencillik ve ölümün yaşamak olduğunu kavrayamıyorlardı. Doğanın kanunları gibi tüm arzuları ve eylemleri […]

Bilinç Dışı

Kalbim Yolunu Kaybetmiş Bir Kuş için Ağlar

Gerçeğim dikenli elbiselere bürünmüş olsa da hayal dünyasında seyahat eden bir gezginim; Ne kadar yenilensem nafile, gönlüm ikinci el aşkların mezarlığında günah toplayan bir avare. Kendisi gibi sözü de meşhur adamın dediği gibi: “Severim insanlığı ama nefret ederim insanlardan.” İşte böyle paradokslardan oluşurum ben. Kimi sert yanıma konar, kimi merhamet damarımdan içer. Bakmayın aklımın sinsi […]

Bilinç Dışı

Istırap Nehri

Şehrin üzerinden bir çığlık yükselir, tanrının çoktan terk ettiği göklerde acıyla yankılanır. Ölen biri var, öldüğü için suçlu. Öldüren biri var, öldürdüğü için mağrur, haklı ve küstah. Uğrunda nicelerini öldürdükleri kutsallar yarattılar kendilerine. Nice ıstırap akıttılar bu nehirden bir hiç uğruna ve nicelerini acımasızca boğdular bu nehirde. Kimi çokça sevgiden, ahlâktan, şereften bahsetti. Ben kendi […]

Bilinç Dışı

İçimizde Ölen Çocuk

Sizi geçmişte kaç kere öldürdüler bilmem ama ben ve benim gibiler çok öldük, çok öldürüldük. Bu yüzden ardımızda ölü bir çocuk bıraktık, dönüp dönüp ağlarız. Çocuğun ölümü zordur ama o çocuk içinizde gömülüyse eğer bahçenizde güller açsa neye yarar. Geçmişi ölü olanın sofrasına hüzün davetlidir, gözleri buğulu bir camın ardından bakar. Arada bir güler ama […]

Bilinç Dışı

Çığlık

Benimkisi bir çığlık işte; sonsuzlukta sallanıp duran, tekrar tekrar dönüp gelen bumerang misali. Oysa hep sorarım: Nedir tüm bu olanların anlamı? Her soruşumda bağırıp duruyorum boşluğa, her defasında hiçlik kayasında yankılanıp geri gelir sesim ve bir kat daha anlamsızlaşır hayatım. Sahi ve gerçekten soruyorum; “Bilen var mı tüm bu olanların anlamını?” Yoksa hepiniz boşlukta sallanıp […]

Bilinç Dışı

Bıyık Altında Gülen Kim?

Yorgun dudaklardan dökülen hüzünlü bir şarkıyım. Kimi zaman yoksul bir çocuk diline doladı beni kimi zaman elinde benden başka umudu kalmayan küçük bir kız çocuğu. Büyüklerin kulağında marazi bir etki bıraktım, lanetlenmiş bir kadının hayalindeki cennetin son kırıntısıyım. Kabullenemedim yobazın dayatmasını bu yüzden yıllar ikişer ikişer harcadı ömrümü. Ömrüm cehennem topraklarıdır benim, arşınlayarak bitiremezsin beni. […]